ULUSOY TURİZM
Live Messenger
Ücretsiz E-Posta Hesabı E-Posta Kutunuz
İstatistikler
Online Kullanıcı : (6)
Bugün Tekil : 61
Bugün Çoğul : 170
Dün Tekil : 136
Dün Çoğul : 367
Toplam Tekil : 78432
Toplam Çoğul : 277351
  Can Dede : Gönül Toprağımın İnsanlarına...  
Can Dede
  Gönül Toprağımın
İnsanlarına
07.11.2008
Yazar İsmi : Can Dede
Yazı Tarihi : 07.11.2008   Okunma : 1285
Yazı Arşivi :
Gönlümden, Siz Yüce gönüllü olan toprağımın insanlarına...

Merhaba

Dünyaca ünlü klasik batı müziği bestecisi! L.Van Beethoven’ın bilinen şu sözü ile yazıma başlamak istiyorum "KALPDEN KALBE YOL VARDIR", Bizleri yoktan var edip yaradan Allah c.c biz yarattığı kulları olarak bilenleri, sırlara erenleri ve iman bütünlüğü içinde olup Hak yolundakileri tenzih ederek Dünya gözü ile bakarken, adaletli olan gönül gözümüzle yaptıklarımızı ve yapılanları görebiliyor muyuz, diye soruyorum kendime !!!

Her yaratılanın kaderindeki zaman olgusu içinde yaşayan biz insanoğlu iman ederek kaderimize ram eder teslim oluruz, doğrusu iman etmektir, iman eden kullar olarak yaşadığımız bu Dünya emaneten bize Yaratanımız tarafından verilmiş olup yaşarken bu emanete nasıl davranıyor nasıl bakıyoruz diye sorgulamalıyız kendimizi! Kendisini sorgulamış bizatihi etrafına saygılı davranmış olan kullardan oluruz inşa Allah. Amin Ecmain...

İnsan olmanın onuru tarifsiz ve birçok yüksek bir makamdadır, evinde nasıl temiz ise dışarıda da aynı önemi ve ehemmiyeti göstermelidir, “TEMİZLİK İNSANIN İMANI İLE ÖRTÜŞÜR". Üzerinizde tertemiz, müceddet yeni ve marka bir elbise olabilir! Ama iç çamaşırlarınız kirli ise başkaları elbet deki içinizdekilerin temiz mi? kirli mi? olduğunu bilemezler ama sizin gönül sarayınız acı acı sizi rahatsız eder ve temizlenmek adına çırpınır durursunuz, bu imanlı olmak ve insan olmak adına fıtratımızdaki temiz olma dürtüsüdür. Horasan, diyarındaki imam Ahmet Yesevi Hz.'nin müridi olan bir eren aynen methiyesinde şunu yazmıştır. Esasen çok uzundur yazdığı ama manidar bulduğum için yazıyorum. "NE İNSANLAR GÖRDÜM ÜZERİLERİNDE LİBAS elbise YOK İDİ... NE ELBİSELER libas GÖRDÜM İÇİNDE İNSAN YOK İDİ" der. Sizler bulunmuş olduğunuz yerden bir vesile ile çok uzak diyar ve ülkelere gidebilirsiniz, gittiğiniz yerlerde özel ihtiyaçlarınızı giderecek umuma açık olan yerlerin temiz olup olmamasına dikkat edersiniz, midenizin bulanmaması için, belli zamanlarda görmüş olduğunuz o kötü olan fotoğrafı anımsamamak adına girmek ve hacetinizi yapmak istemezsiniz.

Burada asıl anlatmak istediğim! Saygın ve güzel insanların köyü olan EVRENYE 'nin temizlik konusu. Kimseye pissiniz demek benim haddim değil, haaaşaaaaa köyümüz, ilçemiz ve şehrimizin dışında tüm vilayetleri hemen hemen gezmiş olanınız bile olabilir, hatta denizcilik ile iştigal edenlerimiz ve yurt dışında çalışarak hayatını kazananlara sormak lazım, WC leri nasıl kullanıyorlar diye. Köyümüz insanı genelde bilinçlidir umuma açık yerlerdeki adabı muaşereti bilirler, ne olur çocuklarımıza wc'leri nasıl kullanacaklarını ve taharetin wc kabinindeki duvarlarla olmadığını anlatalım.

Günümüzde her sene olmasa da şartların elverdiği oranda köyümüze gidip ya kendi evlerimizde ya da babalarımızdan, atalarımızdan kalan evlerde ikamet ediyoruz, o eski evlerin içinde yatmanın zevki çok farklıdır, dokusundaki mistik ve gizemli kokusunu teneffüs etmek eski ev olmak ashabıyla içinde yaşamış ve bugün hakkın rahmetine kavuşmuş olanları anımsatır, o eski evlerin içindeki kimyasını tarif edemediğimiz bir çok şey vardır belleğimizde ve bu gün doğanlar yarınlarda bu günün evlerini anımsayacaklardır, yani şu an ne yapıyor nasıl yaşıyorsak yarınlara bırakabileceklerimizi onlar seneler sonra tıpkı bizim gibi hatırlayacaklar ve hatta yazacaklardır. Elli sene öncesi buzdolabı yoktu, daha doğrusu göç etmiş ve büyük şehirlerde yaşayanlarımız gurbetin kaosu içinde bu gün genel manada adlandırılan BEYAZ EŞYA'ya sahip değildiler, her şey zorluk içindeydi, yemek ve sıcak su ihtiyaçları kömür mangallarında yapılırdı, daha sonra sesli, sessiz gaz ocakları çıktı. Bir çocukluk arkadaşım İstanbul Arap camii semtinde gaz ocağı patlamasıyla yanarak rahmetli oldu, tehlikeliydi elbette, daha sonra HOT adı verilen cam şişeli gaz ocakları tehlikesiz ama zordu, evleri geniş olanlar Balkanlardan gelen Osmanlı Türkleri adını verdiğimiz Göçmenler geldiler, beraberlerinde bu kuzine adı verdiğimiz sobayı getirdiler, GUZİNE yada KUZİNE adı verilen, sobadan büyük üzeri 3 yada 4 gözlü, odun ile yakılan büyük sobaları tanıdık. İstanbul Sütlüce semtinden sonra paymahalı bölgesine Şakir Zümre soba imalathanesi üretimine hız verdi. Tabiki o sobalarda Zonguldak taş kömürü yakılıyordu, tabii ki Zonguldak kömürünü alabilmek için karnenizin olması lazım ve bir ton diye yazar ama size 700 ila 800 kilogram verirlerdi. Kuruçeşme'den kamyonla nakledilirdi evlerimize, daha sonra sizlerinde bilebileceği AUER sobaları rağbet gördü, bunları niye yazıyor bu adam diyebilirsiniz, ilklerin ne olduklarını bilmezsek, geçmişi anlamazsak yarınlarda zararlı olabiliriz diye düşünüyorum, bağışlayın lütfen. Evet bir çoğumuzun hatırladığı ve düşünürken içimizin yandığı yoksulluk yıllarıydı İstanbul'da ve büyük şehirlerde yaşananlar...
Yukarıda ! Şartları iyi olanlar her sene köyümüze tatile giderler, yada emekli olmuş, ömrünün son zamanlarını köyünde geçiren atalarımızı görmek, ellerini öpmek, helallik almak adına.

Bunlar bizim milletimizin Hasletleri ve de Hasretleridir. Dünyanın hiç bir ülkesi insanında bu denli çekirdek aile yapısı yok dersem yanılmam inşa Allah.

Evet şehirlerden köyümüze gidenler olarak kalacağımız süre içinde neler yapıyor, nelere dikkat edebiliyoruz, sadece ohhh ev var, çarşıda da her şey var, bütçemizde uygun yada bütçemize göre davranıp yaşarız ve döneriz demek kafi değil, elbette...

Kaldığımız ev ve çevresi, çocuklarımızın deniz sahilindeki tutumu, umumi yerlerin temiz ve dikkatli kullanılması, tebessüm ederek Cenabı Allah'ın c.c selamını vermemiz, çöplerimizi sağlıklı bir şekilde paketleyip, çevremize bakteri oluşturmamasına çok ama çok dikkat etmeliyiz. Hijyen olmayan hiç bir maddeyi evimize sokmuyorsak çöp ve benzeri atıklarımıza en az o nisbette dikkat edemiyorsak bilelim ki biz hastalıklara davetiye çıkarıyoruz...

Sanmayalım ki evden çöpü attık kurtulduk, çöp arabası geldi, aldı ve tamamlandı !!!!! ahhh ahh ! bilseniz asıl mevzuuu çöpün ne olduğudur, 50 km uzağa atılsa bile oradaki bakteri ve mikropların rüzgar ve sineklerle hatta kuşlarla bize döndüğünü unutmayalım, diyebilirsiniz ki ! yahu eleştiri gibi oldu! sen çözüm ne onu söyle derseniz! Çözümün ilk başta bizlerde olduğunu asla unutmayalım...

Biz nasıl etrafımıza bakmıyor, yapılması ve olması gibi davranmıyorsak elbette ki etrafımız da bizden intikamını bir şekilde alacaktır. Temiz olmayan bölgelerde cilt kanseri ve bağırsak kanseri tespitleri çok fazla ve kirlenmenin insan atıkları ile fazlalaşıp çeşitli sinek türleri ile yediklerimize içtiklerimize sirayet ederek bize döneceğini asla unutmayalım. Çöplerimize ve atıklarımıza dikkat edelim, çocuklarımızın yediği çikolata ve benzeri mamullerin kağıtlarını, içtikleri meşrubatların kutularını atıkların atıldığı yere atmalarını tembihleyin lütfen, LÜTFEN BUNU YAPIN...

Büyükler olarak sigara izmaritlerinizi ulu orta etrafa atmayınız, dışarıda milletin gözü önünde ! kötü örnek olmamak için sigaranızı, sigara içebilecek yerlerde içiniz, hatta hiç içmeyiniz, sigaranın zararlarını hepimiz biliriz ama öylesine gizlenen bir zararlı olayı var ki : tütün yaprağının! Açıklanmadı daha! Bir zaman olur Allah c.c izin verirse onu yazarak anlatacağım.

Ne olur bu gün hakkın rahmetine kavuşmuş olan atalarımız ve onların yadigârı olan köyümüz güzelliklerine çok ama çok önem verelim. Çocuklarımıza bağırarak değil anlatarak ne olması gerektiğini lütfen anlatalım, unutmayalım ki EVRENYE'liler ve etrafındaki köylerimizin insanları, onların atalarımızın bıraktıkları güzellikleri görebilecek, intizam ve temizliğe riayet edebilecek kadar ASİLDİRLER, ASALETLİDİRLER, köyümüz bazı insanlarına, bilmeden Doğaya ve İnsanlara yaptıkları ve verdikleri zararı LİSANI-DİL ile gönüllerini kırmadan anlatalım...

Hatta yinede aynı yanlışlığı yapıyorsa biz gidelim temizleyelim ve yapamadıklarını Allah c.c rızası için ecrinden, sevabından nasiplenmek adına biz yapalım...

HER NE YAPARSAK YAPALIM BIRAKTIĞIMIZ GİBİ BULACAĞIZ...

ALLAH'IN (c.c.) RAHMETİ İMAN EDENLERE, TEMİZ OLANLARA, GÜZEL VE KIRICI OLMAYANLARA, GÖNÜL PENCERESİNDEN HAKİKATİ GEÇ DE OLSA GÖREBİLENLERE, AFFEDENLERE, GIYBET ETMEYENLERE, TERAZİ HİLESİ YAPMAYANLARA, İNSANLARI SATTIKLARI İLE KANDIRMAYANLARA, KENDİLERİNE AİT OLMAYAN TOPRAKLARDAKİ SINIRLARI GEÇMEMEYİP ÖZEN GÖSTEREREK KOMŞULARI İLE HELALLLEŞENLERE, ADALETLİ DAVRANAN KİMSESİZ VE YETİMLER İLE ÖKSÜZLERİ, YAŞLILARI VE HASTA OLANLARI KOLLAYANLARA, VE ASIL İMAN EDENLERE OLACAKDIR... inşa Allah c.c. Amin, Ecmain

Candede...
  Yorumlarınız Bizim İçin Önemlidir :
Ad ve Soyad :
E-Posta Adresi :
 
Üye Paneli
E-Mail Adresi :
Kullanıcı Şifresi :
Şimdi Üye Ol !
Şifremi Unuttum ?
Köşe Yazarları
Can Dede
  GÖNLÜ GÜZEL
EVRENYELİLERE
02.04.2010
Sami Özey - Vakit
  Evrenye'de
Bayram
29.09.2009
Deniz & Hava
Sıcak • Durgun • Temiz
Güncelleme: 08.08.2010 11:09:09
Online Destek
Duyurular
SATILIK ARSA
450 Metrekare ve 239 Metrekare Kereste fabrikası yanında, bayramyeri ve
çarşıya yakın.

İlgilenenler arayabilirler

İlker Tonba
Tel.: (0535) 810 48 33
ilkerisiltonba@hotmail.com
Duyurular
SATILIK ARSA
1107 Metrekare ve 818 Metrekare Çamdalı Köyü, Kolca Altı Mevkiinde.

İlgilenenler arayabilirler

Fatma Gürsoy
Tel.: (0538) 505 17 80
Kastamonu Türküleri