Geçmişini bilmeyen, nereden gelip nereye gideceğini bilmeyen insanlar ve toplumların geleceği de olmaz ve bu nedenle geçmişimizi bilmeye ve başkalarına anlatmaya mecburuz.
Türk kavimleri ve aşiretlerinin Anadolu'ya gelip devletler kurması ile Anadolu ve Karadeniz'in üst kısımları Türkleşmeye ve Müslümanlaşmaya başlamıştır. Osmanlı İmparatorluğunun kurulması ve genişlemesi yıllarında, Fatih Sultan Mehmet Han Anadolu'daki Türk beyliklerini ve bu arada Kastamonu'daki İsfendiyar Oğulları Beyliği'nde Osmanlı İmparatorluğuna ilhak ettikten sonra Karadeniz kıyılarına hakim olan doğu imparatorluğunun bir parçası durumuna gelmiştir. Trabzon Rum İmparatorluğu'nda son vererek Osmanlı devletine kattıktan sonra devleti güçlendirmek ve içerilerde yaşayan bütün Türk ve Müslüman nüfusun sahil kıyı güvenliğini sağlamak, Karadeniz'den yapılan ticareti kontrol edebilmek oralardaki yoğun ve zengin ormanlardan yararlanılarak denizlere de açılabilmek için burada tersaneler kurup harp ve ticaret gemileri inşa ettirmiştir.
Devlete bağlı ticari ve askeri leventler yetiştirmek için buralara deniz işlerinden ve gemi yapımından anlayan (Osmanlıda uygulanan tımar ve zeamet usulü ile) güvendiği Türk aileleri yerleştirmiştir.
Tarihçi yazar köyümüzden evli rahmetli Nurettin Peker'in araştırmalarından ve elde edip yayınladığı belgelerden okuyup öğrendiğimize göre 1500'lü yıllarda Rumlardan boşaltılan köyümüz Evrenye ve yöresine böylece yerleşen atalarımız buralarda tersaneler kurarak Karadeniz, Ege ve Akdeniz'de çalışabilecek o günün şartlarına küçük ve büyük tonajda ahşap kürekli ve yelkenli ticaret ve savaş gemileri yapıp çeşitli denizlerde ve limanlarda ticaret yaparak gerektiği zaman da deniz savaşlarına katılarak devletin gelişmesine ve güçlenmesine önemli katkılarda bulunmuşlardır.
Köyümüzün geçmişi ile ilgili çok önemli bir husus yine tarihçi yazar merhum Nurettin Peker'in araştırmalarından Anadolu'da ahi teşkilatının kurucusu ve başı AHİ EVRAN Osmanlı devletinin güçlenmesi için emrindeki yakınları ve inananlarını Anadolu'nun muhtelif yerlerine dağıtmış ve onlara "Gittiğiniz yerlerde yerleşin ve devleti güçlendirin" demiştir. Bunlardan birisi oğullarından Evren Beydir. Bir rivayete göre Evren Bey köyümüze gelip yerleşmiş ve hayatının sonuna kadar köyümüzde yaşamıştır. Bu nedenle köyümüzün ismi Evrenye olmuştur.Yakın zamana kadar da türbesi deniz kenarında idi, büyük Evrenye yangınında yok oldu. Mezar taşı ve yazıları tarihçi yazar merhum Nurettin Peker tarafından bulunarak meydana çıkarıldı, geçmişimizi aydınlatan bu taş şimdi cami avlusunda büyük bir itina ile korunmaktadır. Geçmişimize ait başka bir rivayette ise köyümüz önünde gemisi batan bir kaptanın yüzerek karaya çıkması, ondan sonra da Evren Baba namıyla köyümüze yerleşerek yaşaması ve ölmesi söylenmektedir. Ama bize merhum Nurettin Peker'in araştırmaları sonucu elde ettiği bilgiler daha inandırıcı gelmektedir. Ahi EVRAN'ın oğlu EVREN BEY bizim babamızdır. Türbe ve mezar taşı da ona aittir. Önemli olan ise köyümüzün geçmişinde böyle bir zaatın olmasıdır.
Büyük Türk gezgini Evliya Çelebi de meşhur Seyahetnamesi'nde İnebolu'ya ve 12km doğusundaki köyümüze uğradığını, köyümüzün güzelliğini, tarihi çınarlarını, halkının çalışkanlığını ve devlete bağlılığını çok güzel bir şekilde anlatmaktadır. Evrenyemizin geçmişi bu derece açık ve onurludur.
Evrenye kurulduğundan beri Evrenyeli ve İnebuluların devletimizin tüm savaşlarına bütün imkanlarıyla katkıda bulunmuştur. Son olarak Kurtuluş Savaşı'nda İstanbul'dan kaçırılan cephanelerin mağnalarla İnebolu'ya sevkinde, karaya çıkarılıp kağnı arabalarıyla Ankara'ya ve Anadolu'ya ulaştırılmasında kadın erkek, genç yaşlı bütün halkın emeği ve alın teri vardır.
Onun için Türk Devleti'nin kurucusu Türk Orduları'nın baş kumandanı Mustafa Kemal Atatürk Kurtuluş savaşının en karanlık günlerinde "Gözüm Sakarya'da kulağım İnebolu'da" demiştir.Savaş kazanıldıktan sonra da yöre halkının bu fedakarlığını İnebolu Mağnacılar Cemiyeti'ne T.B.M.M. kararıyla İstiklal Madalyası vererek ödüllendirmiş ve savaş sonrası İnebolu'ya gelerek halkımızı kucaklamış ve teşekkür etmiştir.